İslami Sanatlar

İslami Sanatlar

25 Kasım 2020 Kapalı Yazar: İslami Blogger

Aşağıdaki yazı Dr. Elizabeth Macaulay-Lewis tarafından yazılmış ve tarafımdan Türkçeleştirilmiştir. Görüşlere tamamen katılmamakla birlikte okumaya değer ve farklı buldum. Siz okurlarımla da paylaşmak istedim. Neticede, farklı görüşlerde okumalar yapmalıyız ki gerektiğinde başka pencerelerden de bakabilelim. Keyifli okumalar…

Kubbet-üs-Sahra, Tac Mahal, ipek halılar, el yazması Kur’an-ı Kerim – bunların hepsi İslam sanatının örnekleridir. Peki İslam sanatı nedir?

İslam sanatı, yedinci yüzyıl Arabistanında ortaya çıkan ilk İslam halkları tarafından üretilen materyalin sınıflandırılmasını ve incelenmesini kolaylaştırmak için 19. yüzyılda sanat tarihçileri tarafından yaratılan modern bir kavramdır.

Günümüzde İslam sanatı terimi, İslam’ın egemen din veya yönetenlerin dini olduğu topraklarda üretilen tüm sanatları tanımlamaktadır. Yalnızca bu inançların dini sanatına atıfta bulunan Hristiyan sanatı, Yahudi sanatı veya Budist sanatı terimlerinin aksine, İslam sanatı terimi yalnızca dini sanatı veya mimariyi tanımlamak için kullanılmaz, İslam dünyasında üretilen tüm sanat formları için geçerlidir.

Dolayısıyla, İslam sanatı terimi yalnızca Müslüman sanatçılar, zanaatkârlar ve mimarlar tarafından veya Müslüman hamiler için yaratılan eserler anlamına gelmez. Müslüman sanatçılar tarafından yaratılan eserler haricinde İslam topraklarında yaşayan Yahudiler, Hristiyanlar ve diğerleri tarafından Müslümanlar ve diğerleri için yaratılan eserleri de kapsar.

İslam sanatının en ünlü anıtlarından biri, Hindistan’ın Agra kentinde bulunan bir kraliyet mozolesi olan Tac Mahal’dir. Hinduizm, Hindistan’daki çoğunluk dinidir; ancak en ünlüsü Babürler olmak üzere Müslüman yöneticiler, günümüz Hindistan’ının geniş alanlarına yüzyıllar boyunca hakim olduklarından, Hindistan çok çeşitli İslam sanatı ve mimarisine sahiptir. Çin’in Xian Ulu Camii, Çin’in en eski ve en iyi korunmuş camilerinden biridir. İlk olarak MS 742’de inşa edilen caminin şu anki formu MS 15. yüzyıla kadar uzanmakla birlikte çağdaş bir Budist tapınağının planı ve mimarisini takip etmiştir. Aslında, çoğu İslam sanatı ve mimarisi yerel gelenekler ve küresel fikirlerin sentezi yoluyla yaratıldı ve hala da yaratılmaktadır.islami sanatlar

İslam sanatı, monolitik bir tarz veya hareket değildir; 1.300 yıllık bir tarihe ve inanılmaz bir coğrafi çeşitliliğe sahiptir – İslami imparatorluklar ve hanedanlar tarihin çeşitli noktalarında İspanya’dan Batı Çin’e kadar birçok bölgeyi kontrol etmiştir. Bununla birlikte, bu çeşitli ülkelerden veya Müslüman imparatorluklardan herhangi biri, sanatlarına “İslami” atfında bulunurdu. Buna karşın aynı zamanda Şam’daki bir zanaatkâr ise çalışmalarını İslami değil Suriyeli veya Şamlı olarak düşünüyordu.

Metropolitan Museum of Art gibi bazı belli başlı müzeler ve birtakım yazarlar, böylesi bir sanatı İslami olarak adlandırmanın sorunlarını düşünmenin bir sonucu olarak, yeni İslam sanatı galerilerini yeniden adlandırmaya karar verdiler. Bunun yerine, “Arap Toprakları, Türkiye, İran, Orta Asya ve Daha Sonra Güney Asya Sanatı Galerileri” olarak adlandırıp böylelikle bölgesel tarzları ve bireysel kültürleri vurguladılar. Bu nedenle, İslam sanatı deyimini kullanırken, bunun yararlı ancak yapay bir kavram olduğu bilinmelidir.

Bazı yönlerden İslam sanatı İtalyan Rönesansına benzer. Rönesans sırasında birleşik İtalya yoktu; İtalya, bağımsız şehir devletlerinin ülkesiydi. Sanatçılar kendilerini bir İtalyan olarak düşünmezdi. Aksine, bir kişi kendini Romalı, Floransalı veya Venedikli olarak tanımlayabilirdi. Her şehir oldukça yerel, dikkat çekici bir tarz geliştirmişti. Ancak aynı zamanda, şehirler arasında bu şehirlerin sanatını ve mimarisini birleştiren ve akademisyenlerin bir İtalyan Rönesansından bahsetmesine izin veren bazı temel temalar veya benzerlikler de vardır.

Temalar

Benzer şekilde, İslam dünyası sanatlarını birbirine bağlayan ortak temalar ve nesneler vardır. Hat sanatı, İslam dünyasında çok önemlidir. Zarif metinlerle yazılmış Kuran, Allah’ın ilahi sözünü temsil eder. Hat sanatıyla yazılmış Kuran ayetleri, birçok farklı sanat ve mimari formunda bulunur. Aynı şekilde şiir, seramik kaselerden evlerin duvarlarına kadar her şeyde bulunabilir. Kaligrafinin her yerde mevcut olması dile, özellikle de Arapça’ya verilen değerin altını çiziyor.

İspanya’da Elhamra Sarayı gibi özel binalarda ve Safevi İran’ın ayrıntılı metal işlerinde de görüldüğü üzere geometrik ve bitkisel motifler İslam’ın bir zamanlar veya hala büyük bir din ve kültürel güç olduğu topraklarda çok popülerdir. Aynı şekilde, bazı yapı türleri İslam dünyasının her yerinde görülür: minareli camiler, türbeler, bahçeler ve medreseler – dini okullar – hepsi yaygındır. Ancak, formları büyük ölçüde değişir.

islami sanat

İslam dünyası sanatı ile ilgili en yaygın yanılgılardan biri, onun anikonik olduğu yani insan veya hayvan tasvirlerini içermediğidir. Kubbet-üs-Sahra ve Aksa Camii gibi erken dini sanat ve mimari örnekleri ile Şam Ulu Camii gibi eserler insan ve hayvan figürleri içermiyordu. Buna karşın, Qasr ‘Amra ve Khirbat Mafjar gibi egemenlerin özel konutları geniş figüratif resimler, mozaikler ve heykellerle doluydu.

İslam dünyası sanatının incelenmesi de sanat tarihindeki diğer alanların gerisinde kalmıştır. Bunun birkaç nedeni var. Birincisi, birçok bilim insanı, Arapça veya Farsça’ya aşina değildir. Hat sanatı, özellikle de Arapça hat sanatı, yukarıda belirtildiği gibi, önemli bir sanat biçimidir ve hemen hemen tüm mimari ve sanat türlerinde görülür. İkincisi, İslam dünyasında takdir edilen sanat formları ve nesneler, Batı dünyasındaki sanat tarihçileri ve koleksiyonerleri tarafından geleneksel olarak değer verilenlere karşılık gelmez. Sözde dekoratif sanatlar – halılar, seramikler, metal işleri ve kitaplar – Batılı bilim adamlarının geleneksel olarak resim ve heykelden daha az değer verdiği sanat türleridir. Bununla birlikte, son elli yılda İslam dünyasının sanatları üzerine bir bilim dalı gelişmiştir.